ceiling

  1. Noun tavan.
    ceiling decoration: tavan süsü/tezyinatı.
    ceiling light/lamp: tavan lambası.
  2. Noun iç kaplama.
  3. Noun üst sınır, azamî had: azamî fiyat haddi, kiraların/maaşların üst sınırı vb.
    to fix a ceiling for (=
    put a ceiling on) prices/wages: azamî fiyat/ücret tespit etmek.
    Prices have reched their ceiling: Fiyatlar en yüksek düzeye ulaştı.
    hit the ceiling
    mec. (öfkeden) tepesi atmak.
  4. Noun, Aviation (a) yeryüzünün çıplak gözle havadan gürülebildiği en yüksek nokta, (b) belirli koşullar altında bir uçağın
    çıkabileceği en büyük yükseklik.
  5. Noun, Meteorology en alçak bulutun yeryüzünden yüksekliği.
  6. Noun ahşap geminin ana çatıya bağlı iç kaplaması.
  7. Noun tavan yapımı.
salt tavan, deniz düzeyinden itibaren uçağın normal uçuş yapabildiği en yüksek düzeç.
kredi tavanı
tavandan asılmak Verb
asma tavan Noun, Construction
asma tavan Noun, Construction
asma tavan Noun, Construction
asma tavan Noun, Construction
masraf tavanı
asma tavan Noun, Construction
cam tavan (bir kariyerde ilerlemeye set çeken görünmez engel
cam tavan Noun, Human Resources
asma tavan Noun, Construction
tavana lamba asmak Verb
çok öfkelenmek, tepesi atmak, küplere binmek.
When his father saw the condition of the car, he hit the roof.
faiz haddi
faiz oranı tavanı
kredi tavanı
madeni tavan
maaş tavanı
tavan fiyat Noun, Economics
fiyat tavanlarının kaldırılması
kira tavanı
uçakta verilebilecek azami hizmet seviyesi
harcama tavanı
asma tavan Noun, Construction
asma tavan Noun, Construction
alçak tavanlı
tavan kontrolü
tavan rakamı
avize
tavan lambası Noun
kâr tavanı
ekonominin kapasite haddi Noun
kazanç tavanı
kredi sınırı
narh fiyatı
tavan fiyatı
azami fiyat
tavan fiyat Noun, Economics
tavan statifi
asma tavan Noun, Construction
ücret tavanları Noun
azami ücret
tavan fiyatını aşmamak Verb
perakendeci tavan fiyatı
bayi tavan fiyatı
perakende tavan fiyatı