washout

  1. Noun sel basması, sel suları ile sürükle(n)me, sel çukuru, su ile aşınma.
  2. Noun hezimet, tam başarısızlık, fiyasko, iflâs.
    That whole plan of yours was a washout after all, and cost us a lot of money.
  3. Noun başarısız kimse.
imdat işareti
(a) yıkanıp temizlenmek/çıkmak.
This stain didn't wash out: Bu leke çıkmadı. (b) su ile sürüklenmek/yıkılmak.

The road was washed out during the storm. (c) solmak, yıkanınca rengi atmak, (d)
k.d. iptal etmek.
The whole plan was washed out. (e)
argo elenmek, başaramamak, tardedilmek, kovulmak.
He washed out after one semester.