1. İsim öğüt, nasihat, tavsiye, fikir.
    a piece of advice: öğüt, nasihat.
    I shall act on your advice:
    Öğüdünüzü tutacağım.
    to take someone's advice: birisinin sözünü/nasihatini dinlemek.
    to take medical advice: doktora danışmak.
    to give someone a sound piece of advice: birisine iyi bir nasihat vermek.
    to ask/seek someone's advice: birisine fikir danışmak.
  2. İsim (uzaktan gelen) haber.
    advice from abroad informs us that the government has fallen: Yabancı kaynaklardan
    gelen haberler hükümetin düştüğünü bildiriyor.
  3. İsim, Ticaret bildirge, bildirme, ihbar.
    advice note: ihbar mektubu.
kariyer danışmanlığı İsim, İnsan Kaynakları