1. Zarf hemen hemen, takriben, aşağı yukarı, nerde ise, az kaldı.
    almost every house: hemen hemen her
    ev.
    I'm almost finished: Aşağı yukarı bitirdim (bitirmek üzereyim).
    to pay almost nothing for a car: arabayı hemen hemen bedava almak.
    He almost fell: Az kaldı düşüyordu.
    almost never: hemen hiçbir zaman.