1. yalnız, yapayalnız, kimsesiz, bikes, tek başına, kendi başına.
    I want to be alone: Yalnız kalmak istiyorum.
  2. sade, sırf, münhasıran.
    Man shall not live by bread alone: İnsan sırf ekmekle yaşayamaz.
  3. eşsiz, eşi yok, biricik, bir tane, yegâne.
    He is alone among his peers in devotion to duty: Göreve
    bağlılıkta akranları arasında eşi yoktur.