1. bir şey, herhangi bir şey, (olumsuz tümcelerde) hiçbir şey.
    Is there anything in that box? O kutuda
    bir şey var mı?
    Can I do anything for you? Sizin için herhangi bir şey yapabilir miyim (= size bir yardımda bulunabilir miyim)?
    You can't believe anything she says: Onun söylediği hiçbir şeye inanılmaz.
    without doing anything: hiçbir şey yapmaksızın.
    hardly anything: hemen hemen hiçbir şey.
  2. her şey, herhangi bir şey, ne olsa.
    He will do anything for a quiet life: Sakin bir hayat için
    her şeyi yapar.
    anything is better than slavery: Herhangi bir şey esirlikten daha iyidir.
    He eats anything: Ne olsa (bulursa) yer (Herşeyi yer).
    It is as easy as anything: Bundan kolay şey yoktur.
  3. önemli bir şey.
    “What's that strange noise?” “Don't worry, it isn't anything.” “Bu acayip gürültü
    ne?” “Merak etme, önemli bir şey değil.”
  4. her ne.
    anything you like: Her ne istersen(iz).
  5. bir dereceye kadar, bir miktar, biraz olsun.
    Is this box anything like what you want: Bu kutu
    isteğinize (bir dereceye kadar) uygun mu?