1. İsim manzara.
    the physical aspect of the country: memleketin fizikî manzarası.
  2. İsim görünüş.
    the superficial aspect of the situation: durumun sathî görünüşü.
  3. İsim cephe, taraf, yan.
    both aspects of a decision: bir kararın iki cephesi.
    You have only considered
    one aspect of the difficulty: Siz güçlüğün yalnız bir tarafını gözönüne aldınız.
  4. İsim safha, cihet, yön.
    That is the aspect of the problem that interests me most: Sorunun bu yönü beni en çok ilgilendiriyor.
  5. İsim yüz, çehre, yüz ifadesi.
    He wore an aspect of the gloom: Yüzünde üzgün bir ifade vardı.
    to
    see something in its true aspect: bir şeyi gerçek çehresi ile görmek.
  6. İsim hal, eda, hava, mânâ, anlam, mahiyet, içyüzü.
    The whole aspect of the situation is changing: Durumun/işin
    içyüzü/mahiyeti tamamen değişiyor.
  7. İsim ön cephe, yüz.
    The house has a southern aspect: Evin ön cephesi güneye bakıyor.
  8. İsim, Gramer görünüş: eylemin anlattığı edim, iş, olay, oluş vb.'ni konuşucunun nasıl gördüğünü belirten dilbilgisi
    ulamı.
    aspectual: görünüşsel.
  9. İsim, Astroloji gezegenlerin bağıl konumları.
  10. İsim bakış, nazar.
  1. İsim görünüş. A way to group events into incident groups. Aspects include: application failures, connectivity,
    performance, and security failures.
  2. İsim en boy. The width-to-height ratio of a video or still image, or of the screen on which an image is displayed.