1. Fiil çekmek, cezbetmek.
    The gravitational force of the earth attracts the bodies to it: Yerçekimi kuvveti
    cisimleri yere doğru çeker.
    Her beauty attracted my attention: Güzelliği dikkatimi çekti.
    to attract attention: dikkati çekmek.
    to be attracted: cazibesine kapılmak/tutulmak.
    He was attracted by her beauty: Onun güzelliğinin cazibesine kapıldı.
    A magnet attracts the iron: Mıknatıs demiri çeker.
    to attract a penalty: cezaya çarpılmak.