1. kenar, kenar çizgisi.
  2. sınır, hudut.
    He could not cross French border without a visa.
    border town: hudut şehri.

    within the borders of … : … in sınırları içinde.
    to escape over the border: kaçıp hududu geçmek.
  3. sınır şeridi, sınır bölgesi.
  4. medeniyetin sınırı.
  5. kenar, kıyı.
  6. kenar süsü, pervaz, tiriz.
  7. uzun çiçek tarhı, ağaç dizisi.
  8. Tiyatro (a) tavan perdesi, (b) üst sahne boşluğu.
  9. çevrelemek, etrafını çevirmek.
  10. sınırlamak, sınır teşkil etmek.
  11. sınırdaş/hemhudut olmak, bitişik/komşu olmak.
  1. İsim kenarlık. The visible line around the edge of an object. For example, the four lines of a rectangle that comprise its border.