1. Botanik çalı, funda.
  2. çalılık, fundalık.
  3. çalı gibi, çalıya benzer şey.
    He had a great bush of hair: Çalı gibi saçları vardı.
  4. bush lot ile ayni anlama gelir. ağaçlı (ağaçları kesilmemiş) arazi/çiftlik.
  5. tilki kuyruğu, püskül.
  6. Coğrafya ekilmemiş/fundalık/çalılık arazi, karışık bitki/ağaç vb. ile kaplı vahşi arazi, (Avustralyada olduğu
    gibi) çok az kısmı meskûn, geniş ve işlenmemiş arazi.
  7. içki ve şarapçı dükkânlarının kapısına asılı ağaç dalı.
  8. dalbudak salmak, dallanmak, çalı gibi büyümek, çalıya benzemek.
  9. çalı ile örtmek/kaplamak/işaretlemek.
  10. (bkz: bushing ).
  11. kovan/zıvana takmak, burç geçirmek.
çalı fasulyesi İsim, Gıda ve Mutfak