1. Geçişli Fiil incelemek, (dikkatle) gözden geçirmek.
    to examine a question thoroughly.
  2. Geçişli Fiil muayene etmek.
    Doctor examined her carefully. My bags were examined when I entered the country.
  3. Geçişli Fiil denetlemek, araştırmak, tahkik/teftiş etmek.
    Inspectors will examine all the accounting books.
  4. Geçişli Fiil sınavlamak, sınav yapmak, imtihan etmek, yoklamak, sınava sokmak/tabi tutmak.
    The teacher examined the students in physics.
  5. Geçişli Fiil sorguya çekmek, istintak/istizah etmek, tahkikat yapmak/açmak.
    The lawyer examined the witness.