1. Sıfat, Hukuk sarih
  2. Geçişli Fiil ifade etmek, (sözle/yazı ile) anlatmak.
    express your ideas clearly.
    express oneself: maksadını/meramını
    anlatmak.
    A good speaker expresses himself clearly.
    express in other terms: başka sözlerle anlatmak.
  3. Geçişli Fiil açıklamak, göstermek, izhar etmek.
    Your smile expresses joy. to express anger by frowning.
  4. Geçişli Fiil (fikirlerini/duygularını) beyan etmek.
  5. Geçişli Fiil belirtmek, (simgelerle/formül ile) göstermek/temsil etmek.
    The sign x expresses multiplication.
  6. Geçişli Fiil acele yollamak, (hızlı bir araçla) göndermek.
    to express an urgent letter.
  7. Geçişli Fiil (basınç vb. altında) sıvı/koku çıkarmak.
  8. Sıfat açık, belli, vazıh, kesin, kat'î, sarih.
    The doctor gave express orders that the patient was to have no visitors.
  9. Sıfat özel, hususî, mahsus.
    an express law to safeguard human rights.
  10. Sıfat tıpkı, sadık, aslına/gayesine uygun.
    She is the express image of her mother. an express copy of a document.
  11. Sıfat acele, hızlı, süratli.
    an express bus/train.
  12. Sıfat ekspres.
  13. İsim ekspres (tren, vapur, otobüs, asansör vb.), sürat postası.
    the 9.30 express to London.
  14. İsim (eşya, yük, paket, para vb.) çabuk gönderme sistemi.
  15. İsim süratli eşya vb. nakleden şirket.
  16. İsim özel ulak, özel haberci.
    express letter: özel ulak(la gönderilen mektup).
  17. İsim acele/ekspres gönderilen eşya.
  18. Zarf sürat postası ile, ekspresle.
  19. Zarf (bkz: expressly )
süt sağmak Fiil, Çocuk Bakımı