1. İsim, Ekonomi firma
  2. İsim, Ekonomi işletme
  3. Sıfat sert, katı, pek, sıkı.
    become firm: sertleşmek, katılaşmak.
    firm ground: sert toprak.
    to
    stand firm: sıkı durmak.
    firm friends: sıkı dostlar.
  4. Sıfat sağlam, dayanıklı, sarsılmaz, muhkem.
    I'm on firm ground: Sağlam temele/zemine dayanıyorum.
    a
    firm belief/conviction: sarsılmaz inanç/kanaat.
    That chair is not firm enough to stand on.
  5. Sıfat kararlı, azimkâr, ciddî, durağan, sarsıntısız, hareketsiz.
    a firm step. You must be firm with your
    children.
    be firm about sth: bir şey üzerinde ısrar etmek.
  6. Sıfat sabit, değişmez, dönmez.
    Prices are still firm. The pound stayed firm against the dollar.
  7. Sıfat metin, kuvvetli, sıkı.
    stand firm: metin olmak, sıkı durmak, dayanmak.
    to hold firm: sıkı tutmak.
  8. Sıfat kesin, kat'î.
    a firm expression. a firm purpose.
    firm order: kesin sipariş.
    I have a
    firm belief in telling the truth: Gerçeği söylemek gerektiğine kesin inancım vardır.
  9. Sıfat güvenilir, devamlı.
  10. Fiil pekiş(tir)mek, katılaş(tır)mak, sağlamlaş(tır)mak, sabitleş(tir)mek, kat'ileş(tir)mek.
  11. İsim şirket, firma, ticarethane, ortaklık.
batan firma İsim, Rekabet Hukuku
oyunbozan firma İsim, Rekabet Hukuku
hukuk bürosu İsim, Hukuk