1. biçimlendiren, şekillendiren, şekil/biçim veren (şey/kimse).
  2. önceki, evvelki, önce gelen/adı geçen, ilk(i).
    The former method seems better: Evvelki yöntem
    daha iyiye benziyor.
    Your former suggestion is not practical.
  3. geçmiş, eski.
    former times: geçmiş zaman, eski günler.
    In former times people lived in caves.
  4. eski, sabık.
    Mr. Churchill, the former Prime Minister of Britain. Name a former President of the U.S.