1. (bkz: find )
    (geç.z.).
  2. donatılmış, tam teçhizatlı, herşeyi tamam, dayalı döşeli.
    He bought a new boat, fully found.
  3. fiyata/ücrete/kiraya dahil, ek ücret istenmeden temin edilen.
    all found: konut ve yemek ücrete
    dahil.
    Room to let, laundry found.
  4. bedava/ücretsiz temin edilen şey, özellikle hizmetçiye bedava verilen yemek.
    Maid wanted, good salary
    and found: Hizmetçi aranıyor, iyi ücret ve bedava yemek verilir.
  5. Fiil kurmak, tesis etmek.
    to found a dynasty. The Romans founded a great city on the banks of this river.
    This bank was founded in 1880.
  6. Fiil temel(ini) atmak, bina etmek.
    The castle is founded on solid rock.
  7. Fiil
    found on/upon: dayan(dır)mak, istinat et(tir)mek.
    The story founded on fact. He founded his claim on facts.
  8. Fiil temel/esas/sebep teşkil etmek, esasını oluşturmak.
  9. Geçişli Fiil (erimiş madeni, camı vb. kalıba) dökmek, döküm(cülük) yapmak, madeni ergiterek kalıba dökmek.