1. -den/-dan/-ten/-tan.
    from Ankara: Ankaradan.
    far from the city: şehirden uzak.
    ten kilometers
    from the shore: kıyıdan on kilometre (uzakta).
    I received a letter from my mother: Annemden bir mektup aldım.
    from 50 to 60: 50'den 60'a kadar (50 ile 60 arası).
    from morning to noon: sabahtan öğleye kadar.
  2. -den dolayı, … nedeniyle.
    He died from starvation: Açlıktan öldü.
  3. -den beri, -den bu yana.
    from childhood: çocukluktanberi.
    from this date onward: bu tahrihten
    itibaren, bu tarihten sonra.
  4. -li/-lı/-lu.
    He is from Edirne: Edirnelidir.
    He is from Iran: İranlıdır.
  5. -e göre/nazaran, -e bakılırsa.
    From the evidence, he must be guilty: Delillere bakılırsa suçlu
    olması gerekir.
    from what I heard: işittiğime göre.