1. Geçişsiz Fiil olmak, vaki olmak, vukua gelmek.
    What's happened? Ne oldu?
    A funny thing happened: Tuhaf
    bir şey oldu.
    The accident happened yesterday: Kaza dün oldu/vukua geldi.
  2. Geçişsiz Fiil olup bitmek, meydana gelmek.
    Just as if nothing had happened: Sanki hiçbir şey olmamış gibi.
  3. Geçişsiz Fiil rastgelmek, karşılaşmak, tesadüfen olmak/vukubulmak.
    It happened that I wasn't at home when the fire
    started: Yangın başlangıcında (tesadüfen) evde değildim.
    I happened to see him on the street: Tesadüfen onu sokakta gördüm.
    A funny thing happened to me this morning: Bu sabah garip bir şeyle karşılaştım.
  4. Geçişsiz Fiil zuhur etmek, başına gelmek, kaderi/akıbeti … olmak.
    Nobody knew what happened to the last explorer:
    Son kâşifin akibetini kimse bilemedi.
    Something has happened to him: Başına bir iş geldi.
  5. Geçişsiz Fiil (tesadüfen) olmak/bulunmak/gelmek/gitmek vb.
    How did you happen to go there? Nasıl oldu da oraya
    gittin?
    He happens to be my friend, so don't say nasty things about him: O benim arkadaşımdır, aleyhinde konuşayım deme ha!