1. İsim sağlık, sıhhat.
    mental health: ruh sağlığı.
    health is better than wealth: Sağlık servetten
    üstündür.
    From a health point of view … : Sağlık bakımından …
    Secretary for health: Sağlık Bakanı.
    Department/Ministry of health: Sağlık Bakanlığı (eski:
    Board of health).
    health hazard = health risk: sağlığa zararlı/tehlikeli.
    health giving: şifa veren.
    health-farm: kırda bir nevi şifa yurdu.
    health insurance: sağlık sigortası.
    health officer: sağlık müdürü/memuru.
    health-resort: kaplıcalı/deniz kıyısındaki şifa yurdu.
    health service
    Brit. sosyal yardım.
    health-stamp: kızılay pulu.
    health visitor: evlere giden hastabakıcı.
  2. İsim beden sağlığı/sağlamlığı, afiyet.
    good health. poor health.
    to regain one's health: sağlığa
    kavuşmak, iadei afiyet etmek.
    to lose one's health: hastalanmak.
    He enjoys good health: Sağlığı yerindedir, turp gibidir.
  3. İsim sağlamlık, canlılık.
  1. İsim sistem durumu. Information about a client computer that Network Access Protection (NAP) uses to allow
    or deny access to a network and which is encapsulated in a statement of health (SoH), which is issued by a system health agent (SHA) on the client computer.
  2. İsim sistem durumu. The overall state of a computer's condition. Computer health includes aggregate information
    about system performance, update status, backup status, and antivirus and malware signatures.
sağlık uzmanı İsim, Tıp ve Sağlık
insan sağlığı İsim, Tıp ve Sağlık
halk sağlığı İsim, Tıp ve Sağlık
kadın sağlığı İsim, Tıp ve Sağlık
sağlık görevlileri İsim, Tıp ve Sağlık
kalp sağlığı İsim, Tıp ve Sağlık
kalp sağlığı İsim, Tıp ve Sağlık
sağlık raporu İsim, Tıp ve Sağlık
sağlık raporu İsim, Tıp ve Sağlık
sağlık durumu İsim, Tıp ve Sağlık
sağlık durumu İsim, Tıp ve Sağlık