1. tepe.
    hill climb: tepeye tırmanma yarışı.
    He was going up the hill.
  2. yokuş, bayır.
  3. yığın, küme.
  4. öbek, tümsek, dikili bitki gövdesi etrafındaki toprak yığını.
    The potatoes were planted in hills.
  5. tümseklenmiş toprağa dikili bitki(ler).
    a hill of corn.
  6. etrafını tepelerle çevirmek.
  7. tepe/tümsek teşkil etmek.
  8. bitki köklerinin etrafına toprak yığmak.