1. Fiil düzel(t)mek, ilerle(t)mek, islâh etmek/olmak, düzenlemek, yoluna koymak, yola girmek.
    You can improve
    your handwriting if you try: Uğraşırsan el yazını düzeltebilirsin.
  2. Fiil daha yararlı/faydalı hale getirmek, (arazi vb.) iyileştirmek, daha iyi/işe yarar hale getirmek.
    I
    want to improve my abilities. I'll improve the shape of the handle so that it's easier to use.
  3. Fiil değerlen(dir)mek, kıymetlen(dir)mek, değerini/kıymetini yükseltmek (mal/mülk vb.).
  4. Fiil iyiye kullanmak.
    improve your time by studying.
  5. Fiil iyileşmek, salâh bulmak, düzelmek.
    He came back from his holiday with greatly improved health. His
    health is improving. He's improving in health.