1. İsim geçim, maişet.
    to work for one's keep .
    He earns his keep: Geçimini sağlıyor/çıkarıyor.

    He's not worth his keep: Masrafına değmez.
  2. İsim kale, Ortaçağ şatolarının tahkim edilmiş binası.
  3. İsim bakım, iyi muhafaza etme/koruma.
  4. İsim cezaevi, tutukevi, hapishane, tevkifhane.
  5. İsim tutucu, bir şeyi yerinde/bağlı tutan şey.
  6. İsim otlak.
  7. İsim koruma, himaye, nezaret.