1. -bilmek, -meli, -malı: izin, imkân, olanak, dilek vb. ifade eden yardımcı fiil.
    may I come in?
    Girebilir miyim?
    I may be wrong: Yanılmış olabilirim.
    It may rain: Yağmur yağabilir/yağması muhtemeldir.
    He may come tomorrow: (a) Belki yarın gelir, (b) Yarın gelebilir (gelmesine izin var).
    You may go: Gidebilirsin.
    It may be that … : Olabilir ki …
    May you live long: Çok yaşa!
    May they be happy: Mutlu olsunlar.
    If I may say so: Kusura bakmayın ama …
    I hope we may meet again: Umarım ki yine görüşürüz.
    He may not be hungry: Belki de acıkmamıştır (aç olmayabilir).
    I may (possibly) have done so: Öyle yapmış olabilirim.
    Run as he might he could not overtake me: Ne kadar koşsa beni yakalayamaz.
    We may/might as well stay where we are: Bulunduğumuz yerde kalsak daha iyi olur(du).
  2. yetenek/güç bildirir. Halen bu anlamda “
    can” kullanılıyor.
  3. (bkz: maiden )
  4. Mayıs, yılın 5'inci ayı.
  5. gençlik, hayatın ilkbaharı.
  6. 1 Mayıs şenlikleri.
  7. (bkz: hawthorn ).
  8. çiçek toplamak.