1. ortadaki, ortada/merkezde/ara yerde bulunan, merkezî.
    the middle house in the row.
  2. orta, vasat.
    The middle section of the country is the least populated.
    There is no middle way:
    İkisinin ortası yoktur.
  3. ılımlı, mutedil, itidalli, aşırı değil, ifrattan uzak.
  4. (tarih) orta, eski ile yeni (çağdaş) arası.
    middle age: orta çağ.
  5. Gramer (Yunanca, Sanskritçe gibi dillerde) etken ve edilgen arası (fiil), eylemi özneyi etkileyen (fiil).
  6. orta, merkez, orta yer.
    the middle of a road: yolun ortası.
  7. bel, bedenin orta kısmı.
  8. ortalama, vasat.
  9. (çiftçilikte) ekili yerler arasındaki arazi.
  10. Geçişli Fiil ortasına koymak/yerleştirmek.
  11. Geçişli Fiil ortadan ikiye katlamak.
  12. Geçişli Fiil (kriket) ortalamak, sopanın ortası ile vurmak.