1. hiç kimse.
    She likes nobody and nobody likes her. There's nobody in the room.
    She said she
    loved nobody but me: Yalnız beni sevdiğini (= benden başka hiç kimseyi sevmediğini) söyledi.
  2. önemsiz/tanınmayan kimse, adı sanı yok, sosyal mevkii olmayan kişi.
    I want to be famous, I'm tired
    of being nobody.
    He's a mere nobody: O önemsiz bir kişidir/solda sıfırdır.