1. Edat üzerine, üstüne.
    to get/jump onto a horse: Ata (at üstüne) binmek.
    He got down onto his knees: Diz (üstüne) çöktü.
  2. Edat -ye/-ye/-e/-a.
    The door opens onto a dark street: Kapı karanlık bir sokağa açılıyor.
  3. Edat farkında, haberdar.
    I'm onto your tricks.