1. İsim, Hukuk gerekçe
  2. İsim, Hukuk gerekçeli karar
  3. İsim oy, mütalâa, rey.
    public opinion: kamu oyu, efkârı umumiye
  4. İsim fikir.
    ask someone's opinion: birine danışmak, birinin fikrini almak.
    expert opinion: uzmanın
    fikri.
    give an opinion on sth: bir şey hakkındaki fikrini/düşüncesini söylemek.
  5. İsim zan, tahmin.
  6. İsim kanaat, düşünce.
    in my opinion: bence, kanaatimce, benim düşünceme göre.
    be of the opinion
    that … : … kanaatinde olmak.
    I am entirely of your opinion: Sizinle tamamen aynı düşüncedeyim/hemfikirim.
    form an opinion on something: bir şey hakkında kanaat edinmek.
    have/hold a high opinion of … : …'i takdir etmek, hakkında çok iyi kanaat beslemek.
    have/hold a high opinion of oneself: kendini çok yüksek görmek, kendine paye vermek, böbürlenmek, gururlanmak.
    have no opinion of … = have a poor opinion of … : -e fazla değer vermemek, … hakkında olumsuz kanaat beslemek.
  7. İsim, Hukuk içtihat, yargıcın kanaati/mütalâası/fikri.
kamuoyu İsim, Reklamcılık