1. maksat, niyet, murat, meram.
    for/with the purpose of: … niyetiyle, maksadıyla.
    serve the purpose:
    maksada elverişli olmak, işine gelmek.
  2. amaç, hedef, gaye, tez.
    answer the purpose: amaca/gayeye uygun olmak.
    a novel with a purpose: tezli roman.
  3. azim, karar.
  4. gözönüne alınan konu/nokta/husus.
    come to the purpose: asıl konuya gelmek.
    speak to the purpose:
    yerinde/isabetli konuşmak.
  5. yarar, fayda, işe yarar sonuç.
    to good purpose: faydalı surette, iyi sonuç vererek.
    to no purpose:
    yararsızca, faydasızca, boş yere, nafile, bir işe yaramaksızın.
    to what purpose? faydası ne? ne maksatla?
  6. niyetlenmek, tasarlamak, niyeti/maksadı/gayesi … olmak, kastetmek, murat etmek.
    I had not purposed
    to leave before nightfall.
  7. kararında/azminde olmak, istemek.