1. Zarf tamamıyla, tamamen, büsbütün, bütün bütün, tam, her bakımdan, her yönüyle, pek.
    quite new: yepyeni,
    tamamıyla yeni.
    quite ten days ago: tam on gün önce.
    quite the reverse: tam tersi.
    quite right: pek haklı/doğru, pek yerinde, tamamıyla isabetli.
    quite so: elbette, şüphesiz, kuşkusuz.
    I don't quite know what he will do: Ne yapacağını pek bilmiyorum.
    not quite finished: tamamen bitmemiş.
  2. Zarf gerçekten, hakikaten, cidden, son derece.
    It is quite interesting: son derece ilginç.
    I quite
    believe that … : Cidden inanıyorum ki …
  3. Zarf epey(ce), oldukça, bir hayli.
    quite good: oldukça iyi.
    I was quite ill: Epeyce hasta idim.