1. İsim ketumiyet, ketumluk, ihtiyat, teenni.
    Throwing all discretion to the winds, he blurted out the truth.
  2. İsim müstakil karar verebilme yeteneği/kabiliyeti, takdir/değerlendirme hakkı/yeteneği.
    I won't tell you
    what time to leave; you're old enough to use your own discretion.
  3. İsim (a) uygun görme, onama, tensip. (b) tefrik, temyiz, iyiyi kötüden ayırabilme yeteneği.
    years of discretion:
    olgunluk çağı, rüşt, aklın hâkim olduğu yıllar.
    He reached the age of discretion.
  4. İsim ayırma.