1. Fiil sakla(n)mak, gizle(n)mek.
    I hid the broken plate behind the table. He hid in the closet.
    hide
    one's head: utancından saklanmak, sıvışmak, sinmek.
  2. Fiil açıklamamak, açığa vurmamak, ketmetmek, örtbas etmek.
    You're hiding some important facts. Don't hide
    your feelings, say what you think.
  3. Fiil örtmek, görünmesine engel olmak.
    Clouds hid the moon/the sun. The sun was hidden by the clouds.
  4. deri, post, sahtiyan, (işlenmiş veya ham) hayvan derisi.
  5. insan derisi.
  6. dövmek, pataklamak, dayak atmak, tepelemek,
    mec. benzetmek, ıslatmak.
  7. İsim eski İngiliz arazi ölçüsü: 24.3 ilâ 48.6 hektar arasında değişir.
  1. Fiil gizlemek. To temporarily remove the onscreen display of an object on the design surface at design time.