1. böl(ün)mek, bölüş(tür)mek, bölüşülmek, paylaş(tır)mak, taksim etmek/edilmek.
    divide twenty-five by
    five. divide the cake between/among you.
    15 divided by 3 is 5 = 3 divides into 15, 5 times: 15, 3'e bölünürse 5 bulunur/15'te 3, 5 kere var.
    divide this line into 6 equal parts.
  2. ayır(ıl)mak.
    The river divides and forms 2 streams. A brick wall divides our garden from/and our neighbor's garden.
  3. ara açmak, ikilik/fikir ayrılığı yaratmak.
    I hope this disagreement will not divide us.
  4. sınıflandırmak, tasnif etmek, kısımlara ayırmak.
  5. oy kullanmak için ikiye ayırmak/ayrılmak.
  6. dallanmak, çatallaşmak, dallara/kollara ayrılmak.
    The road divides 5 km from here.
  7. bölünme, ayrılma, ayrım.
    a divide in road: yol ayrımı.
    the great divide: ölüm, hayatla ölümü ayıran sınır.
  8. height of land ile ayni anlama gelir. su bölümü çizgisi.
  9. bölme işlemi, bölüm.
  1. Fiil böl. To combine two or more shapes or paths to result in a single compound path where overlapping areas
    are split apart. If you release the compound path, the individual shapes are put into their own path objects.