1. Geçişli Fiil içermek, içine almak, ihtiva etmek.
    Housekeeping involves cooking, washing dishes, sweeping and cleaning.
  2. Geçişli Fiil etkilemek, tesir etmek, tesiri altında bırakmak.
    These changes in the business involve the interests of all the owners.
  3. Geçişli Fiil ihata etmek, kapsamak.
  4. Geçişli Fiil
    involve in/with: karış(tır)mak.
    Don't involve me in your quarrel. He is involved in the scandal.
  5. Geçişli Fiil
    involve in/with: (derde/müşkülâta vb.) sokmak, uğratmak, duçar etmek, sürüklemek, (borca) bat(ır)mak.

    A plot to involve one government in a war with another. They are deeply involved in debt. Don't involve yourself in unnecessary expense.
  6. Geçişli Fiil yol açmak, sebep olmak, methaldar etmek/olmak.
    One foolish act can involve you in a good deal of trouble.
  7. Geçişli Fiil (hissen, çıkarları yönünden vb.) bağlamak, tâbi kılmak.
  8. Geçişli Fiil (zihnini/fikrini) çelmek/işgal etmek, (kendini/benliğini) vermek, dalmak.
    to be involved in one's
    work. She was involved in working out a puzzle.
  9. Geçişli Fiil sarmak, kuşatmak, sarıp sarmalamak, bürü(n)mek.
    to involve an issue in obscurity. The outcome of the
    war is involved in doubt.
  10. Geçişli Fiil sarmak, örtmek, kaplamak.
  11. Geçişli Fiil sarılmak, yumak haline gelmek.
    The serpent involved his scaly folds.
  12. Geçişli Fiil gerektirmek, icap ettirmek, istilzam etmek, mucip olmak, zarurî/gerekli/lüzumlu kılmak, ihtiyaç göstermek.

    The job involves long hours. To accept the position you offer would involve my living in London.
  13. Geçişli Fiil, Matematik üst almak, bir sayıyı bir kuvvete yükseltmek.
  14. Geçişli Fiil karışık/anlaşılmaz hale getirmek, muğlâklaştırmak.