1. kalabalık, izdiham.
    a crowd waiting for a bus. There were crowds of people at the theater.
  2. halk, ahali, avam.
    He writes all his books for the crowd rather than for specialists.
  3. toplumsal grup, sınıf, topluluk.
    join the crowd: topluluğa katılmak.
  4. yığın, kütle, güruh.
    a crowd of books: kitap yığını, bir yığın kitap.
  5. dinleyici/seyirci(ler).
    Opening night drew a good crowd.
  6. (bir araya) topla(n)mak, birikmek.
    People crowded round the scene of the accident.
  7. (a) itişip kakışmak, sıkışmak, (b) sıkıştırmak, tazyik etmek.
    to crowd a debtor for payment.
  8. dol(uş)mak, doldurmak, tık(ıl)mak.
    to crowd clothes into a suitcase.
  9. eski Kelt kemanı.