1. Sıfat her, herbir(i).
    every day: her gün.
    every shop in town. We go there every weekend.
    every
    four days: 4 günde bir.
    from every country: her ülkeden.
    at every moment: her an.
    I expect him every minute: Her an (dakika) gelebilir)/Neredeyse gelir/Ha geldi ha gelecek.
    every man for himself: Herkes başının çaresine baksın.
    from every side: her taraftan.
    of every age: her yaştan.
    He spends every penny he earns: Kazancını son kuruşuna kadar harcar.
  2. Sıfat her türlü, pek çok, sayısız, sonsuz, yerden göğe kadar, sonuna kadar.
    You have every reason to complain:
    Şikâyet etmekte yerden göğe kadar haklısın.
    We wish you every happiness: Sonsuz mutluluklar dileriz.
    There was every prospect of success.