at one's fingertips

  1. hazır, emre âmade, elinin altında.
    have something at one's fingertips: çok iyi bilmek, derin vukufu DEVAMINI OKU
    olmak, girdisini çıktısını bilmek.
    You'd better ask Cahit, he's got the whole subject at his fingertips. GİZLE
çok iyi bilmek
 
 
Bize Ulaşın
Geri-bildirimde bulunun