point pen: bitmez (mürekkepli) kalem. pen - and - ink: (a) kalem ve mürekkep, (b) mürekkeple yazılmış/çizilmiş. GİZLE
(a) yazı, yazma, üslûp, yazı yazma sanatı, edebiyat. pen portrait: yazı ile tasvir. have a DEVAMINI OKU
fluent pen: akıcı bir üslûba sahip olmak. (b) yazar, muharrir. pen name: takma ad, müstear isim. He makes his living with pen: Yazarlıkla (muharrir olarak) geçinir. GİZLE
pen point ile ayni anlama gelir. kalem ucu.
(a) kuştüyü, kanat ve kuyruktaki ekseninin içi boş tüy, (b) yeni biten kuştüyü, (c) pens: kanatlar.
Zooloji bazı kafadanbacaklıların gövdelerindeki tüy şeklinde boynuzumsu yapı (mürekkepbalığında olduğu gibi).