nothing like

  1. pek … değil.
    It's nothing like as cold as it was yesterday: Pek dünkü kadar soğuk değil.
  2. benzemez, … gibisi yoktur.
    There's nothing like a holiday to make one feel rested: Dinlenmek için DEVAMINI OKU
    hiçbir şey tatile benzemez. GİZLE
  3. pek okadar değil, daha az.
    “Is it $20 for a taxi to the airport?” “ No, nothing like that.” Hava DEVAMINI OKU
    alanına taksi 20 dolar tutar mı? Hayır, pek o kadar tutmaz. GİZLE
Hiç de öyle değil.
What's he like: Nasıl (ne biçim) bir adamdır?
What's he like as a teacher: DEVAMINI OKU
Öğretmenliği nasıldır?
You know what she's like: Onun nasıl (ne mal) olduğunu bilirsin.
What's the weather like in Bursa? Bursada hava nasıl? GİZLE
kötü görünmek Verb
 
 
Bize Ulaşın
Geri-bildirimde bulunun